Dinlenesi Şeyler

February 1, 2012 10:58 pm
default album art record default album art default album art CD reflection
[Flash 9 is required to listen to audio.]
  • Günaydınım Narçiçeğim Sevdiğim
  • By: Cinuçen Tanrıkorur
  • 8 plays

Günaydınım Narçiçeğim Sevdiğim



Makam: Kürdîli Hicâzkâr
Usul: Nim Sofyan

Bestekâr: Cinuçen Tanrıkorur
Güftekâr:Feyzi Halıcı

Şavkıması sana doğru yolların
Sana doğru denizlerin çağrısı
Çırıl çırıl ötelerde bir güzel
Günaydınım, narçiçeğim, sevdiğim

Çıkmaz sokaklarda bu minyatür kim
Bu gögüs kim, ya bu gözler, bu saçlar
Uzak bir özlemde ayak sesleri
Günaydınım, narçiçeğim, sevdiğim

Bu yıldızlar doğan günü çağrışır
Bu gündüzler gözlerini çağrışır
Ya kimlere verdin avuçlarını
Günaydınım, narçiçeğim, sevdiğim

Vurdum tellerine seni sazımın
Sende anahtarı alın yazımın
Yağmur yağmur serpil yalnızlığıma
Günaydınım, narçiçeğim, sevdiğim

Bu beste hakkında anlatılanlar şöyle;
Bu güzel şarkının güftesi Feyzi Halıcıya ait. Güftekar bu şiiri bir hint efsanesinden esinlenerek yazmış.
Efsaneye göre Cihangir Hanlığı’nın genç Prensi Salim Şah, birgün raksını görüp hayran kaldığı, Anarkali isimli genç ve güzel rakkaseye aşık olur. Zaman geçer ve Prens Salim Şah gönlünü çelen bu güzel rakkase ile evlenmek ister. Kurallar ise farklı.. Bir prensin halktan bir kızla evlenmesi yasak, hele bir rakkase ile evlenemesi akıldan bile geçmemesi gereken bir düşüncedir.
Zamanla bu aşk yasağa rağmen büyür, iyice alevlenir. Bütün Hanlığı sarar Anarkali ile Salim Şahın aşkı ağızdan ağıza anlatılır. Bu hâl prensin babası olan Han Akbar tarafında ise büyük bir rahatsızlık yaratır. Aşıkların birbirini görmesi yasaklanır.
Ama ferman dinlemeyen gönül, burada da ferman dinlemez Aşıkların ilişkisi sürer gider. Aşk hükmünü sürdürür. Efsane aşk iyice dillenir. Civar hanlıklara da yayılır. Bununla başedemiyeceğini anlayan Akbar Han çareyi sevdalıları ayırmada bulur.
Çözüm çok zalimcedir. Güzel Rakkase Anarkali ibret için kentin ortasında yapılan, pencesi olmayan dört duvardan ibaret dar bir odaya hapsedilir. Arkasından giriş kapısı da duvarla örülüp kapatılır. Ölüme terkediştir bu..

Prens şaşkın ve çaresiz, bu aşkı efsaneleştiren şehir halkı ise ağlamaklıdır. Her gün gelip bu hücrenin önünde, Hanın insafa gelip güzel Anarkali’yi affetmesini bekler. Bir müddet sonra umutlar kesilir. Artık duvarlar yıkılsa da güzeller güzeli Anarkali’nın sağ çıkma ihtimali yoktur. Halk yavaş yavaş çekilir. Bekleme duvarının önü boşalır. Ama Aşk mecnunu prens ,maşukunun çevresindedir hep. Gönüldeki sevda ve sevilen ölmemiştir. Gözleri kapının örüldüğü duvarda sesiz bir tevekkül ile beklemededir.
Mevsimler geçer bahar olur, tabiat canlanır. Bir gün o taş duvarda da bir kıpırtı başlar. Prensin gözünü hiç ayırmadığı o duvarda güzel Anarkali’nın girdiği kapının taş örgüleri arasından ince zarif bir dal filizlenmiştir. Bunu duyan halk tekrar toplanmaya ve hergün bu hayat izini izlemeye başlar.
Günler geçtikce yeni dallar ,yeni filizler çıkar o taşın bağrından ve tüm dallar tomurcuklarla yüklüdür, çiçek açacaktır aşk.
Bir sabah duvarın önüne gelenler. Duvarın baştanbaşa kırmızı nar çiçekleriyle kaplı olduğunu görürler. Hayranlık veren bir güzellik vardır. Adeta Güzel Anarkali’nin tüm güzelliği narçiçeklerindedir. Bir gecede bütün narçiçekleri açmıştır. Mevsimler boyu orada aşkın umuduyla bekleyen prens ise duvara yaslanmış Narçiçekleri arasında mutlu bir ifade ile ruhunu teslim etmiştir.. Aşk çiçekleri açmış aşıkın kalbi ise Anarkali’nin güzelliğini seyrettiği o çiçeklerin ihtişamına dayanamamıştır. Sevdalarıyla birlikte maşukunun yanındadır artık. Rivayet şu ki; O güzelim ateş rengi nar çiçeklerinin çıkış yeri Güzeller Güzeli Anarkali nin aşk dolu kalbidir. Taşları delip sevdiğine kendini göstermiştir

(Source: sanatkolik.com)

January 21, 2012 8:52 pm

Kim bilir kim olduk
Bile bile göre göre
Sustuklarımız kactıklarımız ne ?
Düşündürmeden durmayan
Uyku zaten uyutmayan
Dilde kelamsız tende selamsız
Bu halimiz ne ?

Defalarca nester vurulan
Sonra gecti deyip sarılan
Ama hala kanayan yara bende (x2)

Kac gecedir sırt sırta
Bizden baska hersey orda
Sen mi ben mi daha cesuruz ayrılmaya (aglamaya)

(Source: youtube.com)

December 17, 2011 2:33 pm
default album art record default album art default album art CD reflection
[Flash 9 is required to listen to audio.]
  • Bambaşka Biri
  • 415 plays

Sardı korkular gelecek yıllar 
Düşündüm sensiz nasıl yaşanacaklar 
Gözlerimde canlanıca yaptığın haksızlıklar güçlendim… 
Herşey bambaşka olacak 

Döndün bak geldin şimdi 
Bugünü aslında nasıl sabırla bekledimdi 
Seni yalvarırken görmek seni ağlatabilmek 
Geçmişi senden geri almak bütün ümidimdi 

Olmaz artık kapı açık 
Arkanı dön ve çık istenmiyorsun artık 
Bir zamanlar sen de bana acımadın 
Yalnız kaldım yıkılmadım ayaktayım 

Oh yaşadım yaşıyorum 
Başım yukarda meydan okuyorum hayata ve sana 
Gönlüm doluyor aşkla barıştım bak hayatla 
Başladım yaşamaya hey hey 

Şimdi gel de gör beni bambaşka biri 
Topladım dağılan kalbimin her köşesini 
Ardından ağlayan o zavallı kız nerede şimdi 
Gel gör beni 

Sevenlere vereceğim sevgimi herşeyimi 
Bugünü aslında nasıl sabırla bekledimdi 
Seni yalvarırken görmek seni ağlatabilmek 
Geçmişi senden geri almak bütün ümidimdi 

December 1, 2011 6:26 am
default album art record default album art default album art CD reflection
[Flash 9 is required to listen to audio.]
  • Ahmet Kaya - Nerden Bileceksiniz
  • 0 plays

Ahmet Kaya - Nerden BileceksinizÜstüm başım toz içinde 
Önüm arkam pus içinde 
Sakallarım pas içinde 
Siz benim nasıl yandığımı 
Nerden bileceksiniz. 
Bir fidandım deriildim 
Fırtınaydım duruldum 
Yoruldum çok yoruldum 
Siz benim neler çektiğimi 
Nerden bileceksiniz. 
Taş duvarlar yıkıp geldim 
Demirleri söküp geldim 
Hayatımı yıkıp geldim 
Siz benim neden kaçtığımı 
Nerden bileceksiniz. 
Gökte yıldız kayar şimdi 
Annem beni anar simdi 
Sevdiğim var kanar şimdi 
Siz benim niye içtiğimi 
Nerden bileceksiniz. 
Bir pınardım kan oldum 
Yol kenarı han oldum 
Yanıldım ah ziyan oldum 
Siz benim neden sustuğumu 
Nerden bileceksiniz. 
Ben ardımda yas bıraktım 
Ağlayan bir eş bıraktım 
Sol yanımı boş bıraktım 
Siz benim kime küstüğümü 
Nerden bileceksiniz. 

November 11, 2011 6:47 pm

Aşkta Yarın Yoktur Sevgili

Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili 
O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır. 
Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur. 
Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar 
Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler 
Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, 
Anneler ve Korkular Yoktur 
Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili. 
İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur, 
Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir 
Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur 
Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur 
Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında. 
Hindistan’da Ganj Nehri’nin Yakılan 
Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır, 
Yitirdikleri de… 
New York’ta, Bir Sokakta, 
Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının 
Çıplak Yalnızlığı da 
Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki, 
Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de… 
Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili, 
Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla 
Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır, 
İnan… 
Kim Demiştir Hatırlamıyorum, 
Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye. 
Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde, 
O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda, 
Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla 
Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır, 
İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim. 
Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan 
O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye… 
Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili 
Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer 
Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da… 
Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer 
Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider, 
Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya… 
İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır 
Kimselere Veremez Sevgisini, 
Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır… 
Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı. 
İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz, 
Oysa 
Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup 
Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu. 
Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara… 
Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın 
Tüm İnsanlara Yayılması Gibi… 
İşte Şimdi Biz de Sevgili, 
Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp, 
Soluğu Evlerde Alacağız, 
Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi. 
Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak, 
Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak, 
Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu… 
Birazdan Sabah Olacak… 
Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler, 
İş, Anneler ve Korkular Başlayacak… 
Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse 
Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili. 
Birbirimizi Kandırmayalım… 
Hadi Güne Hazırlan, 
Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış 
Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü, 
Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel, 
O Yaban Ağrısını Geri Alacak 
Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek, 
Sonra Geçecek… 
Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak… 
AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ 

Cezmi Ersöz

November 8, 2011 8:03 pm

Rüzgarsız uçuyordum kanatlarım yorulmuştu

Küçük gözlerimle ne güzel düşler kurmuştum

Ben büyürken sanki dünya küçülüyordu

Renklendikçe hayat gözlerimi yoruyordu

Gürültüler içinde sesimi duyan yoktu

Beni bekliyordu gerçekler ellerinde boş kafeslerle

Küçük bir çocukken uçmayı isterdim

Ben hayal kurdukça biri bozuyor sanki hala

Yüksek gökdelenler yapraksız ağaçlardı

Bir aşkın gölgesinde hayal kuran var mı?

Beni bekliyordu gerçekler ellerinde boş kafesler

Kalmadı mevsimler ve göçecek başka şehirler

Havada süzülüyorum yoktu konacak bir kader

Beni bekliyordu gerçekler ellerinde boş tüfeklerle

Küçük bir çocukken uçmayı isterdim

Ben hayal kurdukça biri bozuyor sanki hala

November 7, 2011 8:12 pm

Sezen Aksu-Bir Cocuk Sevdim.mp4 (by haticebuber)



Bir çocuk gördüm uzaklarda 
Gözleri kederli hatta korkulu 
Her şeye rağmen biran gülümsedi çocuk 
Sıcak sade ama biraz kuşkulu 

Bir çocuk sevdim uzaklarda 
Sanıyordum ki onun özlemi de buydu 
O ise bir bakışta beni örtülerimden 
Yalnızca, yalnızca duygularıyla soydu 

Ben böyle yürek görmedim böyle sevgi 
Şimdi çocuk büyümekte günbe gün 
Bütün hüzünleri okşadı birer, birer 
Gizli bir ümide sarılarak biraz küskün 

Bir çocuk gördüm uzaklarda 
Biraz çocuk biraz adam biraz hiçti 
Ellerinde yaşlı zaman demetleri 
Daha önce denenmemiş yeni bir yol seçti 

Bir çoçuk sevdim uzaklarda 
Bir elinde yarın öbür elinde dün 
Erken ihtiyarlamaktan sanki biraz üzgün 
Dünyanın haline bakıp güldü geçti 

Ben böyle yürek görmedim böyle sevgi 
Şimdi çoçuk büyümekte günbegün 
Bütün hüzünleri okşadı birer, birer 
Gizli bir ümide sarılarak biraz küskün 

October 16, 2011 5:53 pm
default album art record default album art default album art CD reflection
[Flash 9 is required to listen to audio.]
  • Huzun Kovan Kusu
  • By: Düþ Sokagý Sakinleri
  • Düþ Sokaðý
  • 0 plays

Gözyaşına dök yağmuru
Düş uçacak bahara doğru
Yollar açılıp konuşacak
Mutlu edeceğim yokluğunu

Huyumdur hep ölürüm
Nice aşklara bölünürüm
Ayımdır hep tutulurum
Nice ışıkla korunurum

Hüzün kovan kuşu gelmiş
Gecenin yanağına konuvermiş
Ay tenli aşık şarkıma karşılık vermiş

Dışım içimden gelir
Yani gölgem kendimden
Aşktır ölümden güzel olan
Bak ve gör yaşam düşlerdedir

Huyumdur hep dirilirim
Nice dağlardan dökülürüm
Ayımdır hep kararırım
Nice öpüşle aklanırım

Hüzün kovan kuşu gelmiş
Gecenin yanağına konuvermiş
Ay tenli aşık şarkıma karşılık vermiş 

October 5, 2011 9:47 am
default album art record default album art default album art CD reflection
[Flash 9 is required to listen to audio.]
  • Nana
  • By: Ilkay Akkaya featuring Kazim Koyuncu
  • Homegrown İstanbul Volume 1
  • 10 plays

kafadinliyorum:

Ilkay Akkaya & Kazim Koyuncu - Nana 

Homegrown İstanbul Volume 1

September 24, 2011 4:09 am
default album art record default album art default album art CD reflection
[Flash 9 is required to listen to audio.]
  • İbrahim Sadri--Bir Adın Kalmalı
  • 39 plays

Bir Adın Kalmalı
bir adın kalmalı geriye 
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde 
aynaların ardında sır 
yalnızlığın peşinde kuvvet 
evet nihayet 
bir adın kalmalı geriye 
bir de o kahreden gurbet 

sen say ki 
ben hiç ağlamadım 
hiç ateşe tutmadım yüreğimi 
geceleri, koynuma almadım ihaneti 
ve say ki 
bütün şiirler gözlerini 
bütün şarkılar saçlarını söylemedi 
hele nihavent 
hele buselik hiç geçmedi fikrimden 
ve hiç gitmedi 
bir topak kan gibi adın 
içimin nehirlerinden 
evet yangın 
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan 
evet kaybetmenin o zehirli buğusu 
evet nisyan 
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın 
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı 
bu sevda biraz nadan 
biraz da hıçkırık tadı 
pencere önü menekşelerinde her akşam 

dağlar sonra oynadı yerinden 
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca 
sen say ki 
yerin dibine geçti 
geçmeyesi sevdam 
ve ben seni sevdiğim zaman 
bu şehre yağmurlar yağdı 
yani ben seni sevdiğim zaman 
ayrılık kurşun kadar ağır 
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın 
yine de bir adın kalmalı geriye 
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde 
aynaların ardında sır 
yalnızlığın peşinde kuvvet 
evet nihayet 
bir adın kalmalı geriye 
bir de o kahreden gurbet 
beni affet 
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç